Korsanlar
Ünlü Korsanlar

Henry Morgan

 



Gençliği
 

Henry, Monmouthshire derebeyi olan Robert Morgan’ın en büyük oğlu olmalıdır, ancak Bristol şehir kayıtlarında Henry Morgan’ın ismi 1655 yılı için girilen kayıtlarda 3 yıl boyunca Karayiplerdeki Barbados adasındaki tarım işletmelerinde işçi olarak çalışacağı yazılıdır. Bu bilginin dışında Morgan ile ilgili 1665 yılına kadar herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Daha sonra kendisi hayatını anlatırken erken yaşta okulu bıraktığını, kalemden çok mızrağı sevdiğini söyleyecektir. Sonraları Morgan’ın Panama’daki doktoru olacak olan Richard Browne ise genç Morgan’ın İngilizler tarafından 1655 yılında fethedilen Jamaika’ya 1658 yılında geldiğini ve burada ün ve servete kavuştuğunu belirtecektir. Henry’nin amcası Edward Morgan İngiltere tahtına 2.Charles geçtikten sonra Jamaika’ya vali olacak, bunu takiben de Henry, amcasının kızı Mary ile evlenecektir. Dolayısıyla 1663 yılında Amerika kıtasındaki İspanyol toprakları olan Vildemos, Trujillo (Honduras) ve Granada (Meksika) kentlerine yapılan saldırılarda filo komutanı Christopher Myngs’in komutası altında yer aldığı bilinen Kaptan Morgan’ın o olma ihtimali yüksektir. 1665 yılında Edward Mansfield komutasındaki gemiye geçer. Gemi o yıllarda İngiltere hükümetinin el altından desteklediği ve bölgedeki İspanyol varlığına, ticaret hatlarına yönelik saldrılarda kullanılan sayısız gemiden birisidir. Bu tür gemiler resmi olarak herhangi bir ülkenin gemisi değildir ve yasal anlamda korsanlık yapmaktadırlar. Ancak İngiltere hükümeti bunlara korsan dememekte özel gemiler demekte ve resmi olarak kendisine bağlı göstermezken el altnıdan ödüllendirmektedir. Morgan’ın dahil olduğu geminin kaptanı İspanyollar tarafından öldürülünce mürettebat tarafından yeni kaptan olarak Morgan seçilecek ve yasal korsanlık dönemi başlayacaktır.

 

Vali’nin emrinde yasal korsan 

1667 yılında Morgan valilik tarafından Küba’dan bazı İspanyol askeri personelin kaçırılmasıyla görevlendirilir. Bu sayede Jamaika’ya yapılmasından korkulan İspanyol saldırısına dair istihbarat elde edilebilecektir. 10 gemi ve 500 kişiyle Küba’ya inen Morgan, Puerto Principe kentine saldırır ve kenti yağmalar, daha sonra Panama’daki çok sayıda asker tarafından iyi korunan kent olan Portobelo’ya doğru yönelir. Panama valisi, bu cesur çaba karşısında şaşkına dönmüş ve işgalcileri defetmek için boşuna mücadele vermiştir. Sonunda Morgan yüklü bir fidye ödenmesi karşılığında kentten geri çekilmiştir. Bu tür maceralar ve seferler sayesinde Morgan’ın İngiltere devletiyle olan parasal anlaşmasının yenilenmesini gerektirecek kadar görkemliydi. Ancak Morgan’ın her ele geçirdiği yerin beraberinde katliam ve işkence haberleri eksik olmuyordu. Jamaika valisi ise İspanyollara her tür ve şekilde her zaman saldırmaları gereğinden hareketle bu tür haberleri örtbas ediyordu. Londra’daki Amirallik bu örtbas taktiğini onayladıktan sonra Morgan ve mürettebatı seferlerinin kutlamak için Port Royal, Jamaika’ya birer kahraman olarak dönerler. Vali bu seferden hemen sonra Morgan’a İspanyol Kübasını yağmalamak için yeniden görevlendirecektir. Londra ise Port Royal şehrine Oxford isimli bir savaş gemisini hediye edecek, vali ise gemiyi Morgan’ın filosuna dahil edecektir. Bu gemi Ocak 1669’da kazayla alev alacak ve barut yüklü gemi havaya uçacaktır. Mart ayında Venezuela sahillerini yağmalayan Morgan, Maracaibo kentindeki zenginlerin servetlerini alacaktır. Bu limanda demirli üç İspanyol gemisinden bir tanesini kendisine alacak, diğer ikisini de batıracaktır. Jamaika’ya döndüğünde ise vali tarafından sadece uyarılacaktır. İspanyollar artık saldırılara karşılık vermekte Jamaika’yı tehdit etmeye başlamaktadır. Morgan’a yeni bir görev verilir; Jamaika’nın sahip olduğu tüm gemilerle beraber İspanyol şehirlerine ve gemilerine savaş açacaktır, kazancı ise seferin ganimeti olacaktır. Böylelikle Morgan ve ekibi korsan değil ama yasal korsan olmuş olacaklardır. Küba ve sahillerini yağmaladıktan sonra Morgan gözünü Panama’ya diker.Aralık 1670’de Panama’daki San Lorenzo kalesini ele geçiri, garnizondaki 300 kişiden sadece 23 kişiyi hayatta bırakır. Sonra 1400 adamıyla beraber Panama kentine doğru ilerler...

 

Panama’nın yakılması ve İngiliz desteğinin sonu 

Ocak 1671’de Morgan, Panama’da ancak 1500 piyade ve süvari olduğunu öğrenir. Kuvvetlerini ikiye ayırır, birisi doğrudan saldıracakken diğeri ise orman tarafından çevirme harekatı yapacaktır. Deneyimsiz İspanyol askerleri Morgan’ın deneyimli savaşçıları karşısında tutunamaz ve çevirme harekatı tamamlanınca Morgan ile Panama arasında bir engel kalmamıştır. Panama o zamanının İspanyol Amerikasındaki en zengin ve görkemli kenttir. Buna rağmen morgan ve adamları umduklarından çok az yağma ile karşılaşırlar. Şehre ait zenginliklerin önemli bir kısmı daha önceden donanmaya aktarılmıştır. Yağmalanacak zenginlik bulamayan Morgan Panama şehrini ateşe verir ve adamları da yakaladıkları şehir sakinlerine işkence ederek üzerlerindeki takı, ziynet eşyası vb yağmalamaya girişir. Morgan’ın saldırısından sonra şehir günümüzde bulunduğu yere, 2 km batıya taşınmış ve yeniden inşa edilmiştir. Eski şehrin olduğu yere eski Panama denmektedir ve hala Morgan’ın saldırısında yanan evler görülebilmektedir. Panama’nın yağmalanması İngiltere ile İspanya arasındaki barış antlaşmasını ihlal ettiğinden Morgan tutuklanır ve 1672 yılında İngiltere’ye götürülür. Mahkeme sürecinde Morgan, barış antlaşmasından haberi olmadığını kanıtlayınca beraat edecek ve cezalandırılmak yerine şövalye ilan edilecektir. Jamaika’ya dönmeden önce adaya sorumlu vali atanacaktır. 1681’e gelindiğinde Jamaika valisi Morgan’ın artık adanın özerkliğine karşı çıkan İngiltere kralıyla arası açılacak ve görevden alınır.

 

Emeklilik 

1683 yılında Morgan yeni vali Lynch’in çabalarıyla kent meclisinden çıkartılır. Bu sırada aynı maksatla Morgan’ın kötü şöhreti hakkında kitaplar bastırılır. Morgan ise kitaba karşı dava açarak başarılı şekilde saldırıyı püskürtür. Kitap Morgan’ın tüm çabalarına karşın basılır ve kana susamış korsan imajı pekişir. Lynch 1684 yılında ölünce yeni vali arkadaşı olan Christopher Monck olur. Morgan tekrar saygınlığını kazanacaktır. Yaşlanan Morgan muhtemelen Londra yolculuğunda kaptığı veremden 25 Ağustos 1688 günü ölür. Cenazesinin bulunduğu Palisadoes mezarlığı 1692 yılındaki depremde suların altında kalacaktır.

 

Başarılı korsanlık hayatı 

Morgan korsanlığın altın çağında yaşamış ve İngiltere’nin İspanyollara karşı savaşını iyi kullanmış ve İngiltere’yi destekleyerek kendisi ve mürettebatı için oldukça büyük bir servet kazanmıştır. Ölümünden sonra aynı taktiği diğer korsanlar da deneyecek ama çok azı başarılı olacaktır. Korsanlıktan emekli olabilen ve yasal takibata uğramayan nadir korsanlardandır.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın: